Uyanamadı.Ne gevşek kordonmuş bu!Artık uyku dahi yaşam gibi,gözleri yarı açık.Rüya ile şimdi arasında.Gerçek demiyorum,gerçek ne idi onu unuttu.
Yataktan birden fırladı.Saatlerdir,bunun için uğraşıyordu zaten.Sonunda fırlayabilmiş,günün yarısını-gece ile başlayan gün- tüketmişti.
-Hatay'a gidiyorum canım,kimsenin haberi yok.Buradan tek bir firma gidiyormuş,oldukça kötü ama yapacak bir şey yok.On saati aşar yolculuk,annemlere Ankara'ya gidiyorum dedim.
Banyoya girdi,uzunca kaldı.Kıyafetlerini ütülemek için ütüyü fişe taktı,orada unutmuş.Makyaj yapmaya koyuldu.
-Haketmediğini biliyorsun değil mi,ne diyeyim...Yolun açık olsun.
Ütüyü hatırladı,tek gözü boyalı ütü yapmak için diğer odaya geçti.Çok ağır hareketlerle ince bir gömlek ütüledi,hemen taktı üstüne.Diğer gözünü de boyarsa günün kalan yarısında,iyiydi.
-Kimseye söyleme,bir tek sen biliyorsun.Haketmediğini biliyorum.
Giyindikten sonra,saate baktı.On dakika içinde evden çıkarsa ne ala,yetişirdi,montunu giymeye niyetlendi.Daha salondan odaya geçemedi ki ağlamaya başladı.Evin içinde hızlı adımlarla ağlıyordu.Bir süre yalnızca ağladı.Peçete almak için mutfak masasına doğru yürüyor,burnu akmasın diye çabalıyordu.Burnu akarsa temizlemek gerekecekti,ne zor iş.Ağlaması diner gibi oldu,ince ince yağıyordu,peçete gerekmezdi.Gitmemek için bahane aradığını düşündü,bahaneye gerek bile kalmamıştı bu on dakikada ağladığına göre artık yetişemezdi.Hiçbir şey yokmuş,güzel bir günmüş gibi salondaki kanepeye oturdu.
ve orada kaldı.
Elini telefona attı,numarayı ezbere bilmediğinden,önce numarayı buldu,tuşladı ve aradı.Uzun uzun çaldı,açmakta şüpheleniyordu karşıdaki evet.
Panik olmuştur şimdi,benim aradığımı ne bilsin!Onun bu kod numarasıyla bir ben ararım,ya da annem.Annem ise ne diyeceğini bilemez,bir yalan var ise ortada anneme ne diyecek?
Kapanmasına yakın açıldı telefon,titrek bir ses tonuyla cevap geldi( onun seni böyle zamanlarda hep titrektir)
-efendim?
-benim canım
-nerdesin sen?
-evdeyim,aslında gelecektim de artık yetişemem-evde misin?e Hatay?
-ne Hatay'ı?
-gidiyorum dedin
-Yo,niye gideyim?
Bir süre küfretti karşıdaki,hırsla ondan herşeyi bekleyeceğini,sağının solunun belli olmayacağını,çok kızdığını söyledi.Sonra bir açıklama bekler gibi sustu telefonun ucundaki titrek ses.Açıklama gelmedi,birkaç şey daha söyledi,sustu.Yine cevap gelmedi.Bu boş konuşmalarından ardından,telefonu kapatması gerektiğini düşündü titrek sese karşı ne dese bilemedi çünkü fatura yazıyordu,çok gelen faturalar huzur kaçırırdı.
-İşin bitince bana gel
-ama işim var
-ben de onu diyorum ya bitince gel
Telefonu kapattı.Ağır hareketlerle bir şarkı açtı.Aç karnına içilen sigaraları severdi,acıyı ikiye katlar gibi...Sigarayı yakabilirmiş,Hatay'a gerçekten gidebilirmiş,insanlar buna inanırmış.Belki gitmeyi düşünmüştür,şakanın böylesi olmazdı değil mi?