10 Kasım 2012 Cumartesi

Panorama.



Çok geniş bakıyoruz şimdilerde hayatlarımıza.Öyle ki,bir başkası adeta bunu yaşayan.
Birden,Ümit Yaşar fısıldadı kulağıma:''Kimbilir seni bekleyen kim şimdi o yollarda 

Bilmediğim, görmediğin kim çıkacak o romanlardan.Bir masal kahramanı mı? Kim kalmış eski zamanlardan''
Sessizce dinledim onu,bir şiirin hazin sonunu.Her şiir bir cinayetle biter elbet.
Birileri duymasın sözlerimizi,hayatlarımızdan.Alınmasın üstüne belki de diye,kahvemizi dahi sessiz içeriz.Abartır,kahve içtiğimizi dillendiremeyiz.Zira bu artık zamanda ''Âdiye''.Küçük cinayetlerimizi asla sızdıramayız bilinçler arasına.Hayır,bunu yapamayız.Yoksa küçük adamlar da basitleştirir bizi.Yapmayın,basiti yoktur insanın.
- Vardır.
Yoktur;herbirimiz incelikle doğmadık mı bir kadının bileklerinden,bir erkeğin ter kokan teninden?İtinayla ayrılmadı mı saç tellerimiz,kafalarımızdan,kafalarımızın içindekinden?Sonra,ayrılmadık mı nice hayvandan düşünerek,konuşarak,öğrenerek,severek?Ve teker teker,apayrı sevilmedik mi,anılmadık mı,düşünülmedik mi?
-Vardır.
Basiti nedir ki insanın...Basit olan diğerinden (henüz sıfatı bulunamamıştır) ne ile ayrılır?Basit olan daha mı az para harcıyor mesela,daha mı az konuşup düşünüyor yahut az mı işte yürüyüşü,oturuşu.Bunların hepsi işteş fiillerle devam edecek,doğrudur.
-Vardır.
İnsan,kompleks yapılıdır,olabildiğince.Yetiler bile kanıtlar bunu salt.Öyleyse bir kez daha basiti yoktur insanın.

Uzunca düşündük.Ne savunmalar yaptık umarsızca.Çünkü biz basit olamazdık,olmamalıydık.Cümlelerimiz bile kompleks hale gelmişken nasıl olur da bu Arapça kökenli tek kelimeye sığdırırdık koskoca insanlığımızı.Her savunmada,istikrarlıca aynılığımıza ulaştık.Her birimizde vardı bu kompleks beden,beyin,ruh,akıl.
-Vardır.
Tek bir vücuttan,bir kıvrımlı sağlı sollu beyinden,üzerine yüklü anlamlarla dolu ruhtan,düşüncelerden,davranışlardan oluşuyorduk.Herbirimiz aynılığı yaşıyorduk.Elbette biyolojik,genetik ve kavramsal çeşitliliğimiz bolcaydı.Elbette aldatabiliyor,aldatılabiliyor,terkediyor ve terkediliyorduk.Basit olamazdık,bunları basit bir varlık yapamaz!
-Vardır.
Ardından,bu kompleks insan yine kompleks bir şekilde düşündü.
Bunlar için,''basit'' idik.İşte bu yüzden,sırf bunları hepimiz yapabildiğimizden,aslında salt etkimiz birbirimize olduğundan,bir gün olmayacağımızdan,ondan,bundan,şundan.
-Vardır.
Çılgınlar gibi kafa yorduğumuz kader yüzünden,var oluştan,belki de olmamaktan.Fizik yüzünden,onun çocuğu gibi üreyen matematik yüzünden.
Ve hepsi bizim yüzümüzden.
Yüzümüzdeki çizgilerden.
Çizgilerin anlamlarından,yaşanmışlığından.
-Vardır.
İnsanın basiti olur mu canım!
Basit'iz...

4 Kasım 2012 Pazar

3.Pazar

Eğer ki bir pazar'a gülümseyerek başlıyorsanız;not edin.Önemli bir şeydir.

3 Kasım 2012 Cumartesi

Yine bir gülnihal...






Zihniyet kavramı Google amcada, bir toplumda, bireyler arası farklılıklar bir yana bırakıldığında geride kalan istikrarlı psikolojik yapı ve tüm bireylerde ortak olan bir takım inançlar, yargılar ve temsiller bütünü olarak tanımlanabilir; zihniyet, toplum veya kültürlere özgü bir zihinsel yapıdır. diye çıkmakta ilk olarak.Öyle ise biz de zihniyetlerimizi açıklayabiliriz.
Geçenlerde bir gün diye devam edecek bu yazı.
Elbette,geçenlerde bir gün başımıza bir olay gelmese,bir şeye tanık olmasak yahut,bir şeyi düşünmesek -yani biz,tüm ekibimiz- zihniyet kavramına hiç girmez,sabahtan giyeceğimiz kıyafeti seçer,günü en karlı biçimde geçirirdik.Şöyle ki,şimdiye kadar idrak edebildiğimiz zihniyetlerden biri:''Terlik üzerine ayakkabı giyme''dir.
Zamanın en gereksiz bir yerinde muhtemelen gereksizce yaşıyoruzdur;tam da bu gereksizlik üzerine düşünürken keşfetmişizdir bunu.

''Gerekliliksizlik''
Günümüz koşullarında,ev ayakkabıları-botları sosyetiklik babında sıcak ya da soğuk evlerimizde birçoğumuzun giydiği en 'gerekli' şeylerdendir.Şey ki;vazgeçilmez.
İşte,bu noktada muhteşem kuluçkamızdan kalkıp,ekmek almak,dışarı çıkmak gibi 'gerekli' bir şeyi yapmalıyızdır.Zira,ayağımızda o ev terliklerini çıkararak bir kez daha ayakkabı giymek bizi yoracak,biyolojik enerjimizi gereksiz yere harcayacağızdır.Bizler,o terliğin üzerine ayakkabı giyer,zamandan tasarruf ederek yaşamımıza devam ederiz.(Hoş,yaşam biz o ekmeği almasak da devam edecektir.Çünkü yaşam asla hafife alınmaz.)Geriye kalanımız ve geriye kalanlarımızın psikolojik yapısı elverdiğince,''üşengeçlik'' adı ile aynı anlama gelmekte olan bu zihniyeti yaşamaktayız.
Not:Biz adlı ekibimiz,bir beyin,bir kalp ve evrimin açıklayamadığı var oluştan ibarettir.Ben ve ekibim hizmetinizdeyiz.Kimin mi?Sizlerin.Yani asla olamayacakların.)