3 Kasım 2012 Cumartesi

Yine bir gülnihal...






Zihniyet kavramı Google amcada, bir toplumda, bireyler arası farklılıklar bir yana bırakıldığında geride kalan istikrarlı psikolojik yapı ve tüm bireylerde ortak olan bir takım inançlar, yargılar ve temsiller bütünü olarak tanımlanabilir; zihniyet, toplum veya kültürlere özgü bir zihinsel yapıdır. diye çıkmakta ilk olarak.Öyle ise biz de zihniyetlerimizi açıklayabiliriz.
Geçenlerde bir gün diye devam edecek bu yazı.
Elbette,geçenlerde bir gün başımıza bir olay gelmese,bir şeye tanık olmasak yahut,bir şeyi düşünmesek -yani biz,tüm ekibimiz- zihniyet kavramına hiç girmez,sabahtan giyeceğimiz kıyafeti seçer,günü en karlı biçimde geçirirdik.Şöyle ki,şimdiye kadar idrak edebildiğimiz zihniyetlerden biri:''Terlik üzerine ayakkabı giyme''dir.
Zamanın en gereksiz bir yerinde muhtemelen gereksizce yaşıyoruzdur;tam da bu gereksizlik üzerine düşünürken keşfetmişizdir bunu.

''Gerekliliksizlik''
Günümüz koşullarında,ev ayakkabıları-botları sosyetiklik babında sıcak ya da soğuk evlerimizde birçoğumuzun giydiği en 'gerekli' şeylerdendir.Şey ki;vazgeçilmez.
İşte,bu noktada muhteşem kuluçkamızdan kalkıp,ekmek almak,dışarı çıkmak gibi 'gerekli' bir şeyi yapmalıyızdır.Zira,ayağımızda o ev terliklerini çıkararak bir kez daha ayakkabı giymek bizi yoracak,biyolojik enerjimizi gereksiz yere harcayacağızdır.Bizler,o terliğin üzerine ayakkabı giyer,zamandan tasarruf ederek yaşamımıza devam ederiz.(Hoş,yaşam biz o ekmeği almasak da devam edecektir.Çünkü yaşam asla hafife alınmaz.)Geriye kalanımız ve geriye kalanlarımızın psikolojik yapısı elverdiğince,''üşengeçlik'' adı ile aynı anlama gelmekte olan bu zihniyeti yaşamaktayız.
Not:Biz adlı ekibimiz,bir beyin,bir kalp ve evrimin açıklayamadığı var oluştan ibarettir.Ben ve ekibim hizmetinizdeyiz.Kimin mi?Sizlerin.Yani asla olamayacakların.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder