1 Şubat 2013 Cuma

Günlerden Şubat.Kar-kış-kıyamet...Üçü de yok bugün.


Günlerden Şubat.Kar-kış-kıyamet...Üçü de yok bugün.
Belki günlerden Şubat,hava bahardan kalma,kimse yok bugün bu şehirde.Harba gider gibi memleketin yalnızlığı.İliklerimizde bir türkü çalar ki,canımızdan kalma canan yarası.İnce bir çığlık böler kışımızı,ne de alışırdık soğuğa.İnsan dumanı havaya değil de içine üflüyor zaman zaman,sonra bir deli sokuyor kirli elini o boğazdan,çıkar çıkarabilirsen.Amca gibi bir şey geliyor,babadan hallice.Kaşları gidenin yüzünden daha kara...Türkü çoğalıyor,çoğalıyor,çoğalıyor.
''Sevda baştan gitmiyor sarılıp yatmayınca''
Koştuk,indik merdivenlerden.Eli yüzü akça bir sevda çıktı karşımıza-kaşları gün kurusu.Aldık da anne olduk onunla,her güne yeni o'nu doğurduk.Düştük,sırtımızda hamal terlerinden incecik örülmüş sepet.Ne içine dolabildik,ne doldurabildik.Boynumuz eğri,burnumuz düştü düşecek...Çirkindik.Altına kaçırmış yirmi yaşında bir çocuk,çocukluğundan utanıp da büyüyememiş biraz,düşen burnumuza dokunup da alay etti.Ağır ağır türküyü mırıldandı,uzaklaştı yıllarından.Sonrası veda.Öyle ki vedaların kalabalığı sessiz  olur her zaman.Elbette söylenecek binlerce son söz bulduk,kimini deyiverdik gitmesin diye kimini boğazımızdan eğri boynumuza iğne misali batırdık.Sepet kırıldı,damla damla düştü yere sevdamız.Üstelik çocuğumuz ihanet etti bize.Yıllarca karnımızda büyüttüğümüz o sevda hamurlu çocuk gün geldi de yarı çiğ yarı pişmiş gitti kendi çığlığıyla boğulan türkünün tellerine.
Türkü bitti,şiir başladı.
''Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder