Bir şiir çekiyorum bahtımıza! Heyhat!
Attila geçti elime gecenin bu vakti, ama ben bu şarkılarda şiir yazamam. Ay çepeçevre, tam daire, dolunay diyorsunuz. Kiminin kederi makbuldür, benim kedersizliğim eminim.
-Yağmur yağarsa kıvrılır saçlarım bir çok yerinden.
Ayağıma ona yazılmış şiirler dolanıyor, vallahi ben istemiyorum. Artık neresinin acıdığını bilmez kimileri, tekrar tekrar başlayıp tekrarla bittiği tarihlerin birinde. İnadına yaşamak, yaşamak inadına, yaşamda inatla. Unutmak ve kelimelerin anıldığı her an hatıra düşmesi-paradoksların birinde işte!
Hamd olsun.
Elleri sevilen bir çocuk hatrına, şu kelimeleri dahi silerek bahtımıza şiir çekiyorum: Attila İlhan, buyrun efendim...
Bilinmez nerde bitmiş hangisi nerde başlar
unutulmuş kızları mevsimlik sevdaların
yalnızlığa uzun kanlıca'da bir çınar
savrulan yaprakları hicranlı sonbaharın
unutulmuş kızları mevsimlik sevdaların
porno bir romandan birisi çıplak çıkar
öbürü bir fotoğraf cebinde her oğlanın
bazıları evlenir evlenmez boşanmışlar
ne adresi belli ne adı bazılarının
unutulmuş kızları mevsimlik sevdaların
yıldızlar prensesi oysa bir zamanlar
suyundan çıktıkları masmavi aynaların
kime dokunsalardı birden tutuşup yanar
islak sıcaklığından kalın dudaklarının
unutulmuş kızlar mevsimlik sevdaların
esk şarkılara mı yoksa saklanmışlar
tramvay duraklarına belki rüyaların
harcanmış mutluluk ümitleridir yaşar
içinde bir yerinde mutsuz ihtiyarların
unutulmuş kızları mevsimlik sevdaların
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder