30 Ağustos 2014 Cumartesi

Tengri ile konuşma

Zavallı ve muhtaç bir akşam üstü, bulutların gezintiye çıktığı hikayelerle gelir hep. Hani ışığı yaksak da olur yakmasak da, öyle bir vakit işte. Acınacak bir aşktan arda kalanlarla, onun dışında koynuna girme girişimi oluşmuş kadın ve erkeklerden bir şey kalmadığına da üzülürüz yetmez gibi. Sonra bir sabah, onun sevgisizliği sular gibi akar aklımıza. Buna dank etme durumu diyoruz. Denk eder aslında. Denk! diye eşittir yalnızlığımızın sebebi ile sevgisizliğimizin sebebi.
Bu akşam üstü de denk etti bir şeyler. Kıvrandık portakal çiçeği kokusunda. Lütfen tengrim! Lütfen! Portakal çiçekleri kadar bari olsa mutlu olabilmeliyiz... Lütfen tengrim! Adına ne dersem diyeyim hangi dilde olursan ol tengri, ilah, yaratan... Sensin işte. Tengrim. Sevilmemeyi bu kadar da hak etmedik doğrusu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder