ooo... Hoş geldiniz!
Hoş geldin korkuyu bekleyen Oğuz
Hoş geldin Attila, ayrılığa dahiliyeti de mi getirdin yoksa
Hoş geldin Hasan Ali iyi ki yalnızlık kelimesini getirdin yanında...
Hoş geldiniz!
Özleşmişiz değil mi... Avuç içlerim bile özlemiş sözlerinizin ardındakileri. İnanın bana.
İnanmıyor musunuz?
Haklısınız. Belki unutup da sizleri, birkaç şiir girişimim olduysa onun kirpiklerine... Sizleri unuttuysam, olur mu öyle şey azizim! Sizden öğrendiysem şiirleri.
İlhan nerede? O da gelsin... Ya da Edip? Martısını gördüm geçenlerde, bir de onun kirli Ağustosu omuzlarımda sevişti bir az. Söylemeyin ona, kirli Ağustosunu sevdiğimi. Akılda kalan o üç-beş otel ona aitse sadece, yalan. Aklımda ondokuz oluşumu kaybettiğim otel çınlıyor.
Bir gün önceki sevişmelerin fotoğraflarını dillendiren adamlar sizi! Hey gidim hey!
Üzgünüm.
Böyle sevdiğim için.
Çekip gitsin isterdim tırnaklarımın birinin ucundan...
Ancak gitmeseydi birileri, bitermiş gibi kavuşunca mutlu sonlar, böyle unutulmazdı Yaseminler. Tedirgin gülümsemez, ayrılık sevdaya dahil olmazdı. İyi ki... İyi ki diyorum... Kirpikler ve eller aşkına!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder