14 Ağustos 2014 Perşembe
feeling good
Her yaşta ve mevsimde hatta her günde aynı ve farklı hisleri uyandırabilecek bir musiki var ise Nina Simone içindir diyebilirim. Zavallı kalabalık çoğalıyor ve yalınlığı değil belki ama yalnızlığı fark etmek güçleşiyor. Aksi gibi daha yalnız.. Herkese yakışan bir şarkı var entari gibi. Entarisi bu noktada ala benziyor. Al deyip geçmeyelim kimileri için Al, yazma oluyor da acı bir aşka dönüşüveriyor. Hep diyorum, İlyas gitme evladım, sevgi emek mi ben çözemedim, kal da görelim ne imiş. Zira Asya hala seni seviyor, sevgi nasıl emek oluveriyor? Hem ne babayiğit adamdı şu yol ustası. Erdemin vücut bulmuş hali mübarek, ben olsam İlyas'ı döverdim. Yetinmez, Asya' yı kapıdan baktırmazdım, sonuçta nikahı basmış insanım. Hayır Asya sana ne oluyor pardon? Yok yok sana kızmaktan vazgeçtim, bekledin be güzelim sen... Sen ki kocanı öyle öpmedin göğsünden.
Yol ustasını arıyor günümüz kadınları. Ne yapsınlar, hepsinin üzerinden kamyon gibi geçmiş bir İlyas vakası. İlyaslar çok sevilir amma ve lakin kıymet bilmezler. Asyalar tecrübelenir ve yol ustalarını beklemeye koyulurlar. Devir değişti, yol ustaları artık gelmiyor. Kadınlar için yol ustaları, olgun erkeğin modellendiği bir yapıt. Bu devirde İlyas olmak kolay, mesele yol ustası olabilmekte ve benzeri cümleler.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder